Secdede Ölüm...

Oruc

Daimi Üye
Katılım
17 Temmuz 2008
Mesajlar
2.598
Tepki
2.380
Puan
113
Yaş
49
Konum
izmir
SECDEDE ÖLÜM


Bir Perşembe günü, çalıştığım iş yerinden eve gelirken komşumuz seslendi:

— Hemşire kızım, babamı doktora götürdük, iğne verdi. Yapabilir misin iğneyi, dedi.

Ben de Halil Amcayı çok sevdiğim için hiç düşünmeden:

— Tamam, dedim.

Akşam ezanından sonra kızım Elif Sena’yı ve yeğenim Fazilet’i de alıp Halil Amcaya enjeksiyon yapmaya gittik. Halil Amca 80 yaşın üstünde, dinine bağlı, namazını hiç bırakmayan, hafızası gayet kuvvetli, gülümsemesi yüzünden eksik olmayan, herkese candan davranan, çocukları çok seven, bütün mahallenin dedesi, şeker gibi bir insandı. Tek odalı evinde tek başına yaşıyor, çocukları ve torunları arada hatırını sorup yemeğini getiriyorlardı.

Gittiğimde, öncelikle hatırını sorup geçmiş olsun dedikten sonra, ona konulan kalp yetmezlik teşhisine baktım. Ardından doktorun verdiği ilacı hazırladım. Bu arada o da namazını kılmış tesbih çekiyordu. Tesbihini bıraktı, ardından enjeksiyonu yapıp oradan ayrıldık.

Cuma sabahı da ben işe gittiğim için babamı çağırıp iğnesini yaptırmışlar. İkindi vakti eşim aradı:

— Halil Amca ölmüş, dedi. İnanamadım, tekrar tekrar sordum. Cuma namazına gitmiş ve farzını bitirip sünnetini kılarken secdede can vermiş. “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.”

Halil Amca tanıdığım kadarıyla güzel yaşadı. Çocuklarından duyduğum kadarıyla da farz namazlarının arkasından kazalarını kılarmış. Kulakları ağır işitirdi, bu yüzden “Ezan okundu mu” diye sorar, hazır ettiği abdesti ile caminin yolunu tutardı. Tahta kaşık yapar ve satardı. Yoldan gelip geçen herkesle konuşur, gülümseyerek kaşık verir, bir de dua ederdi.

Hemen nefis muhasebesine başladım; gülümsemenin “sadaka” olduğunu bile bile esirgediğimi, “yorgunum”, “uyuyup kalmışım” diye bıraktığım namazlarımı düşündüm. Ben onları basit bahanelerle bıraktım, ya namazlarım da beni bırakırsa halim nice olur?

Halil Amca için üzülmüştüm, ama böyle güzel bir ölümü duyunca, içtenlikle ben de istedim Rabbimden. Allah herkese de böyle güzel bir ölüm nasip etsin. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) şu hadis-i şerifini hatırlamamak mümkün değil:

“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz.”
 

Şu anda bu konu'yu okuyan kullanıcılar

    Üst